13 Ekim 2017 Cuma

Şehir Tiyatroları

 HAYAL-İ TEMSİL


Yazan: Ahmet Sami Özbudak
Yöneten:Yiğit Sertdemir
Dramaturg: Sinem Özlek
Sahne/Işık Tasarımı: Cem Yılmazer
Müzik: Tuluğ Tırpan
Oyuncular:Şebnem Köstem, Hümay Güldağ,Yiğit Sertdemir

    Türkiye Tiyatrosu'nun  doğumunda önemli roller üstlenmiş Afife Jale ve Bedia Muvahhit'in sahne tutkularını anlatan etkileyici bir oyun.Afife Jale ve Bedia Muvahhit aynı dönemde türlü zorluklara ve yasaklara rağmen mücadele etmiş iki güçlü kadın ne yazık ki aynı sahnede buluşamamışlar.Sahne tasarımının çok etkileyici olduğunu belirtmeliyim oyunu daha da güçlü kılan bu sahne  iki dev
oyuncuyu zamanın ötesinde buluşmasını sağlıyor.

       '...Kafamın içinde dışarı çıkmak isteyen bir sürü insan var,seslerini susturamıyorum.'
                                                                                                                              Afife Jale

18 Eylül 2017 Pazartesi

contemporary istanbul 2017





Contemporary İstanbul sergisiyle sanat sezonumuzu geçtiğimiz hafta sonu açtık.İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında 12.kez gerçekleşen Contemporary İstanbul,bölge galerilerin yanı sıra yabancı galerilerin ağırlıkta olduğu bir fuardı.Geçen yılla aralarındaki büyük fark giriş ücretleri diyebilirim.20 tl olan giriş ücreti öğrencilere 35 öğretmen indiriminin artık geçersiz olduğu giriş ücreti 55 tl cikdi:( Gelelim fuara,heykel çalışmalarının ağırlıkta olduğu fotoğraf,video,iki boyutlu (örüntü)çalışmalar ,tuval üzerine karışık teknik çalışmalar ön plandaydı.İlk girişte ki SIEMENS Sanat Alanı da çok ilgi çekiciydi.Hareketli görüntülerle müziğin eşleşmesi,hareketli ekran(uygulama yolu ile telefonla ekrandaki ögeleri değiştire biliyorduk)iç içe görüntüler etkileyiciydi.Yine ilk girişte bulunan küçük bir alanda koleksiyon bölümünde sergilenen Hüseyin Avni Lifij ait eserleri görmek çok heyecanlıydı.Bu arada fuarda Picasso nun ve Miro nun eserlerine rastlamak güzeldi.



































9 Eylül 2017 Cumartesi

İCAF/İstanbul Comics & Art Festival

                                         İCAF

08-09-10 Eylül 2017 tarihlerinde St. Joseph Derneği Sosyal Tesislerinde gerçekleşen İstanbul Comics & Art Festival yoğun ilgiyle pazar günü kapılarını kapattı.Söyleşiler,sergiler ve workshoplarla hayli hareketliydi.Anadolu Yakasında da festival yapılabilmesi kalabalığın bir diğer sonucuydu.Neredeyse tüm etkinlikler karşı taraf da oluyor.Büyük şehirde zaten  zaman yetmezken bir de ruhunuzu beslemek istemek  büyük bir çaba istiyor:(


Sabah metroyla Kadıköy'e geldik tramvayla Moda'ya çıktık çocuklar tramvaya bayıldı:)) Oradan festivale geçtik.Sabah erken saatlerde  gelmemize rağmen çoğu atölyede kayıtlar dolmuştu.Sitelerinde böyle bir bilgi yoktu o yüzden kısa bir şaşırma anı yaşadık.Diğer workshoplar için masalara geçip yer tuttuk.Beğenmediğim kısımlar bu alanla ilgiliydi.Birincisi bu kayıt meselesini önceden bir sıra olacaksa sitelerinden yapılabilmeliydi,ikincisi her masada farklı bir atölye çalışması gerçekleşti bu çeşitlilik açısından iyiydi ama masaya oturan bazı  kişiler çalışmanın bitiminde kalkmadan uyarılara rağmen diğer çalışma için beklediler.Bu da istenilen amaca ulaşılmadığını gösterdi.Bence üç masada da aynı uygulama yapılsaydı böle bir durum olmayacaktı.Bu olumsuzluklara rağmen çocuklarla eğlendik.Ben en çok Fanzin Atölyesini ve Hand Lettering Atölyesini beğendim. Fanzin atölyesinde önce biraz geçmişinden bahsedildi örnek fanzinler paylaşıldı ve ardından herkes kendi fanzinini tasarladı.Ayrıca fanzin stantlarının olması  hangi fanzinlerin basıldığını görmek iyiydi. Hand Lettering atölyesinde modern kaligrafi üzerine mini bir eğitim verildi.Günü stantları dolaşarak,söyleşilere ve atölyelere katılarak geçirdik.Tabii Asuman'a uğradık.Biz çikolata canavarları için bu çok tehlikeliydı:))) Bir de dönüş yolunda Kadıköy Plak Günleri'ne uğrayıp kısa bir müzik keyfi yaptık.Çok yorulduk ama bu keyifli bir yorgunluktu.











24 Ağustos 2017 Perşembe

Dünyaya farklı görenlere bir parça -LILA -

                     


Lila, gerçeğin onu algılayacak kadar düz olduğunu kabul edemeyen bir kızdır. Eskiz defteriyle dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine inanarak çizimler yapar eksikleri tamamlar:)) Yazan ve Yöneten Carlos Lascano ,müzik ise Sandy Lavallart ait.


31 Temmuz 2017 Pazartesi

Görme Biçimleri Sergisi





     Arter'de sergilenen John Berger'ın 1972 yılında yayımladığı görsel kültür üzerine yazılmış en iyi kitap olan Görme Biçimleri'nden yola çıkan bu sergi görmeye alışık olduğumuz form ve kavramları bir araya getirerek yeni bir gerçekliğin başlaması için bizi bu sergiye iki kez bakmaya çağırıyor. 'Görme Biçimleri' sergisi gördüklerimiz ile bildiklerimiz arasındaki bağın o kadarda basit olmadığını özünde farklı anlamlar olduğunu söylüyor. Serginin küratörleri Sam Bardaouil ve Till Fellrath on yıldır birlikte çalışıyorlar . 33 sanatçının katıldığı bu sergi resim ,heykel, fotoğraf, video yerleştirmelerden oluşuyor.


   Sergideki yapıtlardan en etkilendiğim çalışmaların ilki zemin katta bulunan James Webb' e ait bir yertleştirmeydi.James Webb  Madrid'deki Reina Sofia Müzesi çalışanlarından müzenin koleksiyonunda bulunan Picasso'nun en ünlü eseri 'Guernica' isimli resmin önünde insanın acı  temasını en iyi anlatma yolunun çığlık olduğunu düşünerek,  çığlık atmalarını istemiş. Odanın orta merkezine yerleştirilen 'Guernica' yerine  müzeye ait izin belgesinin  sergilendiği yerleştirmeye yaklaştığınızda o tüyleri ürperten çığlığı duyuyorsunuz. Zihninizde ise 'Guernica' tablosu tüm canlılığıyla karşınızda duruyor.
                                                                                                           fotoğraf Murat GERMEN
  Aynı katta bulunan Alicja Kwade ait 'Gegen den Lauf 'adlı yapıt ise zamanı gösteren saatin  mekanik nitelikleri değiştikten sonra saatin kaç olduğunu okuyamadığımızı  böylelikle  dünyaya dair bilgimizi şekillendiren koşullanmaları açığa çıkarıyor.
                                                                                                          fotoğraf Murat GERMEN


  Birinci katta bulunan Gustav Metzger'in' Tarihi Fotoğraflar' serisine ait  ikinci işi  ise' Sürünerek Girmek' adlı eseri. Zemine yerleştirilen fotoğrafı sarı bir örtüyle gizleyerek merak duygusunu uyandıran sanatçı ,Viyana'da Yahudileri bir sokağı ovarak temizlerken gösteren siyah beyaz fotoğrafı görebilmemiz  için dizlerimizin üstünde ilerlememizi istiyor. Fotoğrafı yaşayarak o anı görmemin ötesine geçebilmemizi.
                                                                                                          fotoğraf Murat GERMEN
 İkinci katta sergilenen David Claerbout'un siyah beyaz video çalışması. Elli bin fotoğraf arasından  ' o anı ' bölmeden seçilen altı yüz fotoğraftan oluşan  bu video  geniş açıdan dar açıya  tüm unsurlara detaylı yaklaşarak zamanda takılmış o anı   bizlere yansıtıyor.


                      Sergiyle ilgili kısa bir video izlemek isterseniz
                      http://www.arttv.com.tr/gorme-bicimleri-arter-3284.html
                      Unutmayın sergiyi 13 Ağustosa kadar görebilirsiniz.










11 Temmuz 2017 Salı

BiFilmÖneriyorum


 Yaz tatilinde en çok izleyemediğim filmleri, okuyamadığım kitapları bir sıraya koyup yıllık listemi tamamlamayı pek severim. Listemdeki The Best Offer  heyecanı ilk dakikasından son dakikaya kadar koruyan, temposu yüksek bir film. Aynı zamanda gizemli, sanatla içiçe ve başrolde Geoffrey Rush daha ne olsun. Filmin konusu ise bir müzayede salonunun sahibi Virgil Oldman(Geoffrey Rush)ın gizemli bir kadınla tanışmasıyla olaylar hızla gelişir. Tablolar, heykeller, antikalar ve filme eşlik eden müzik muazzam. Geoffrey Rush'ın oyunculuğundan bahsetmeye zaten gerek yok. Filmden çok etkilendim, özellikle ana karakterimizin koleksiyonundan. Beyaz koltuğa oturup bir elinde kadeh ile o resimlere bakarak hikayelerini düşünmek inanılmaz.